X hits on this document

20 views

0 shares

0 downloads

0 comments

3 / 4

1.

Rutgers EJ, Kroon BR, Albus-Lutter CE, Gortzak E. Dermatofibrosarcoma protuberans: treatment and prognosis. Eur J Surg Oncol 1992;18:241-248. (PMID: 1607035)

2.

Sinha VD, Dharker SR, Karla GS. Dermatofibrosarcoma protuberans of scalp: a case report. Neurol India 2001; 49: 81-83. (PMID: 11303249)

3.

Mark RJ, Bailet JW, Tran LM, Poen J, Fu YS, Calcaterra TC. Dermatofibrosarcoma protuberans of the head and neck: a report of 16 cases. Arch Otolaryngol Head and Neck Surg 1993; 119:891-896. (PMID: 8343252)

4.

Gloster HM. Dermatofibrosarcoma protuberans. J Am Acad Dermatol 1996; 35: 355-374. (PMID: 8784271)

5.

Taylor HH, Helwing EB. Dermatofibrosarcoma protuberans. Cancer 1962; 15: 717-725. (PMID: 13919964)

6.

Mc Peak CJ. Cruz T, Nicastri AD. Dermatofibrosarcoma protuberans- An analysis of 86 cases-Five with metastasis. Ann Surg 1967;166: 803-816. (PMID: 4964386)

7.

Stojadinovic A, et al. Dermatofibrosarcoma Protuberans of the Head and Neck. Ann Surg Oncol 2000;7:686-704. (PMID: 11034249)

8.

Mohs FE. The chemosurgical method for the microscopically controlled excision of cancer of the skin. N Y State J Med 1956;56:3486-3493. (PMID: 13369797)

Dr. Bahar KELEŞ, Dr. Kayhan ÖZTÜRK, Dr. Hatice TOY, Dr. Fuat YÖNDEMLİ Preaurikuler Bölge Yerleşimli Dermatofibrosarkoma Protuberans Olgusu

KBB-Forum 2006;5(4) www.KBB-Forum.net

daha sınırlı bir rezeksiyon sağlayabileceğini, özellikle estetik ve fonksiyonel açıdan baş boyun bölgesinde

lenfatik yolla olmaktadır. Burkhardt13 ve Mc Peak6 %4-6, Brenner ve arkadaşları14 %5.7-4.2 oranında hematojen yolla uzak organ metastazı tespit etmişlerdir. Przybora ve arkadaşları15 ise %10, Brenner ve arkadaşları14 %1.4 oranında lenfatik yolla uzak organ metastazı saptamışlardır. Bunların aksine Taylor ve arkadaşları5 ise 115 vakalık serilerinde hiç uzak organ metastazına rastlamamışlardır. Hastalığın belirlenmiş kötü prognoz işaretleri ise şunlardır; distal organ metastazı, bölgesel lenf nodu metastazı, pozitif cerrahi sınır, artmış selülerite, yüksek mitotik

Baş boyun bölgesi cildinden kaynaklanan kanseröz lezyonlar genellikle yassı hücreli kanser ve bazal hücreli kanserdir. Fakat çok nadirde olsa DP'de bunun nedeni olabilir. Bundan dolayı baş ve boyun bölgesinde cilt lezyonuyla karşılaştığımızda tanı koymak ve tedaviyi planlamak için mutlaka biyopsi alınmalıdır. Lokal nüks eğilimli DP'nin tedavisi ayrıcalık göstermektedir.

KAYNAKLAR

gösterilmiştir4,7. Lokal rekürrens tümörün infiltratif kapasitesine bağlı olabilir. Tümörün periferindeki yoğun konnektif doku yalancı bir kapsül görüntüsü vermekle beraber tümörün gerçek bir kapsülü yoktur. Tümör mikroskopik sınırın dışına yayılmış olabilir. Bundan dolayı tümör etrafında 3-5 cm normal doku, subkutanöz yağ dokusu ve fasia ile birlikte çıkarılmalıdır2. Yeterli güvenlik marjı bırakılarak yapılan eksizyon sonrası beş yıllık sağ kalım oranı %93-100 arasında olduğu bildirilmiştir3.

İntraoperatif frozen kullanılması tartışmalı bir konudur. Frozen cerrahi sınır hakkında %80 doğru bilgi vermekle beraber, %57'sinde yanlış negatiflik verebilmektedir. Özellikle lateral ve derin sınırlar için frozen kullanılması önerilmekle birlikte DP için hala frozen analizi tam olarak tanımlanmamıştır7. Frederick Mohs 1941 yılında cilt kanserleri tedavisinde yeni bir yöntem tanımlamıştır8. Mohs mikrografik cerrahi tekniğinde; yaklaşık 2 mm'lik güvenlik sınırı ile tümör rezeke edilir ve çıkarılan kitlenin alt yüzeyinden horizantal planda kesit alınır. Horizantal kesitin frozen incelemesinde negatif sınır elde edilinceye kadar rezeksiyona devam edilir. Bu tekniğin amacı geniş rezeksiyonu önleyerek daha iyi estetik ve fonksiyonel sonuçlar elde etmektir. Literatürler gözden geçirildiğinde, bu tekniğin çoğunlukla periorbital, perioral, burun ve kulak bölgesinde yerleşmiş bazal hücreli yada skuamöz hücreli kanserlerde kullanıldığını görmekteyiz9. DP'li olgularda da bu tekniğin uygulandığı çalışmalar olmakla beraber, DP'nin frozen özelliklerinin tam olarak belirlenmemiş olması, tümörün mikroskobik sınırının dışına yayılmış olma ihtimali ve lokal rekürrens oranının yüksek olması nedeniyle olgumuza bu teknik yerine 3 cm'lik güvenlik sınırlı geniş rezeksiyonu tercih ettik10.

Lenf nodu metastazı rapor edilse de, N0

boyunlar

için

profilaktik

boyun

diseksiyonu

önerilmemektedir2. Patolojik boyutta LAP tespit edilen olgularda radikal boyun diseksiyonu yapılmaktadır. Hastamızda klinik ve radyolojik olarak boyunda patolojik boyutta LAP tespit edilmediği için boyun diseksiyonu uygulanmadı. Onsekiz aylık takibimizde de herhangi bir patolojik boyutta LAP saptanmadı.

olgularında adjuvan radyoterapi uygulamasının 10 yıllık lokal kontrolü ve sağ kalım oranını artırdığı bildirilmiştir11. Bu nedenle derin planda invazyon tespit ettiğimiz hastamıza postoperatif bir kür radyoterapi uyguladık. Bazı otörler radyoterapinin

176

yerleşmiş

olgular

için

kullanışlı

olacağını

multiple

Radyoterapinin tedavideki rolü sınırlıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar radyoterapinin cerrahiye adjuvan bir etkisi olduğu şeklindedir7. Pozitif cerrahi

sınır,

yakın

komşulukta

invazyon,

rekürrens

savunmaktadırlar12. Fakat bunun aksine pek çok otör, DP'nin lokal rekürrens gösterme eğilimde olmasından dolayı yeterli güvenlik marjı ile rezeksiyonunu

ve

yada

olma

hematojen

oran, 50 rekürrenstir2,7,11 yaşından .

büyük

metastazı

önermektedir7. Uzak

organ

Document info
Document views20
Page views20
Page last viewedTue Dec 06 12:56:22 UTC 2016
Pages4
Paragraphs115
Words1846

Comments